ENGLISH
ANA SAYFA BİZE ULAŞIN BAĞLANTILAR SİTE HARİTASI

  PROGRAM

  TÜZÜK

  PARTİ ORGANLARI

        GENEL BAŞKAN
        BAŞKANLIK KURULU
        MERKEZ YÜRÜTME KURULU
        MERKEZ DİSİPLİN KURULU
        PARTİ MECLİSİ (PM)
        BÖLGE MECLİSLERİ
        İL-İLÇE BAŞKANLIKLARI
        ÇALIŞMA GRUPLARI

  DUYURULAR

  HABERLER

  BASIN AÇIKLAMALARI

  BASINDA ÖDP

  GÖRSEL-İŞİTSEL ARŞİV

  SEÇİM ÇALIŞMALARIMIZ

  
ETKİNLİKLER

Şubat 2010

Pts

Sl

Çrş

Prş

Cum

Cts

Paz

05

 01 

 02 

 03 

 04 

 05 

 06 

 07 

06

 08 

 09 

 10 

 11 

 12 

 13 

 14 

07

 15 

 16 

 17 

 18 

 19 

 20 

 21 

08

 22 

 23 

 24 

 25 

 26 

 27 

 28 

09

 01 

 02 

 03 

 04 

 05 

 06 

 07 

10

 08 

 09 

 10 

 11 

 12 

 13 

 14 

11

 15 

 16 

 17 

 18 

 19 

 20 

 21 

12

 22 

 23 

 24 

 25 

 26 

 27 

 28 

  
YAYINLAR

 BÜLTEN SON SAYI

SAYI: 2
 
Tüm Sayılar 

 

 YENİ YAYINLANAN KİTAP

BELGELER-1
 
Tüm Kitaplar 


 

  

ANAYASA TÜRBAN OYLAMASINA İLİŞKİN...

BASIN AÇIKLAMASI

Güncellenme Zamanı: 09.02.2010 09:56:47
  

 
TOPLUMSAL SORUNLAR DAYATMAYLA DEĞİL UZLAŞMAYLA ÇÖZÜLÜR...
 

Ülkemizin bir sorunu daha AKP, MHP ve CHP‘nin toplumu kutuplaştıran tutumları nedeniyle içinden çıkılmaz bir hale geldi.

ÖDP, kurulduğu günden bu yana özgürlükleri savunmuş ve bu uğurda mücadele etmiştir. Din ve vicdan hürriyetini de bu bağlamda ele almış, özgürlükçü laikliği siyasal tezlerinin önemli unsurlarından birisi olarak belirlemiştir. Eğitimin herkes için eşit bir hak olarak tanımlanması da ÖDP Programı‘nın belirleyici noktalarından birisidir.

Üniversiteler, düşünce ve inanç özgürlüğünün, ileri demokratik normlarla ve yasaklama olmaksızın yaşanabildiği bilimsel mekan ve ortamlar olmalıdır. Bunu ortadan kaldıracak veya yaralayacak girişimler, hangi gerekçeyle olursa olsun, kabul edilemez.

Bu çerçevede, üniversitelerde eğitim alma fırsatını bulan insanlarımızın başörtüleri nedeniyle bundan mahrum edilmelerini de; "GATA fiyongu, çene altı bağlaması vb." biçimlerle yasa dayatmasıyla örtünmeye zorlanmalarını da özgürlükçü laiklik anlayışımıza ve demokrasiye aykırı bulmaktayız.

Bizim için CHE Guevara tişörtü giyen de, türban bağlayan kadın da, saçı uzun ve küpeli erkek de aynı eğitimden yararlanma hakkına sahiptir. Bireysel özgürlükler, başkasının özgürlüklerini engellemediği sürece yasaklanamaz. Kaldı ki, saçları değil ama "beyinleri örtülü erkekler" her yere gidebilmekte, hatta eli satırlı saldırganlar üniversite koridorlarında dolaşabilmektedir.

Ne var ki, AKP-MHP ittifakıyla gerçekleştirilen bu girişim kapsamlı bir özgürlükçü anlayıştan uzaktır. Kapsamlı bir demokratikleşme çabasının ifadesi bir paketin anlamlı bir parçası olabilirken, AKP-MHP ikilisinin getiriş biçimiyle yeni ve daha riskli gelişmelerin tetikleyicisi haline gelen bu anayasa değişikliği samimi bir kabulü hak etmekten uzaktır.

AKP-MHP İTTİFAKININ POLİTİK SİCİLİ PARLAK DEĞİLDİR

Üstelik bu ittifakta yer alan siyasi partilerin politik sicili de bu söylediklerimizin kanıtıdır.

MHP‘nin temsil ettiği politik hattın gerçek demokrasi ve özgürlükten yana olmadığı yıllardan beri demokratikleşmeyle ilgili her girişimin karşısında yer almalarından, 301. Madde karşısındaki tutumlarından, "ya sev ya terk et" anlayışlarından, yandaşları tarafından farklı düşünce ve kültür sahiplerine yönelen önyargılı ve saldırgan tutumdan bellidir.

Topluma çağdaş kriterlere uygun bir demokrasi, barış ve kardeşlik vaat ederek iktidar olan AKP ise siyasal pratiğiyle bu vaatlerini tutmadığını göstermektedir. Bütün kritik karar konularında geri adım atmaktadır. 301. Madde, Kürt sorunu, tüm çalışanlara grevli-toplu sözleşmeli sendika hakkı, insan hakları, Alevi yurttaşlarımızın ihtiyaçları, sosyal güvenlik hakkı vb. konularda taleplerini duymazdan gelmektedir.

İmam Hatipleri arka bahçesi, türbanı en önemli siyasal kozu olarak gören bir geleneğin içinden doğan AKP, attığı bu adımla demokrasi konusundaki tutarsız ve samimiyetsiz, "kendine müslüman" tavrını tescil ettirmiştir. AKP-MHP ittifakı bu ülkeye özgürlük ve demokrasi değil, olsa olsa Türk-İslam sentezinin çok iyi bildiğimiz baskı ve şiddet dolu anlayışını getirecektir. Hangi nedenle olursa olsun bu ittifakı destekleme eğiliminde olanlara, bu yanlışa düşmemeleri çağrısını yapıyoruz.

AKP-MHP ittifakı türbanı gerçekten özgürlükler için savunuyorsa, aşağıdaki sorulara cevap vermelidir:

- Alevi ve gayrimüslim yurttaşlara yönelik ayrımcı politikaları değiştirmeyi, Alevilik başta olmak üzere tüm inançların örgütlenmesi ve kurumlaşması önündeki engelleri kaldırmayı ve özgürlüklerini garanti altına almayı düşünüyor musunuz?
- Laik bir devletin tüm inançlar karşısında tarafsız ve eşit uzaklıkta olması ilkesi ile, Diyanet İşleri Başkanlığı‘nın kamu kaynaklarının önemli bir bölümünü kullanarak tek bir mezhebe hizmet etmesini değiştirme niyetiniz var mı?
- Orta ve yüksek öğrenimdeki tüm yasakçı yönetmelikleri ve yasaları değiştirmeyi, zorunlu din derslerini kaldırmayı istiyor musunuz?

- 301. Madde başta olmak üzere düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki yasal engelleri kaldıracak mısınız?

- Kürt sorununun barışçıl çözümü ve kültür/kimlik taleplerinin gerçekleşmesi için dile getirilen taleplere yönelik olumlu adım atacak mısınız?

- Kamu çalışanları başta olmak üzere tüm çalışanların grevli toplu sözleşmeli sendika hakkına sahip olması konusunda ne yapacaksınız?...

CHP SORUNU ÇÖZMEK YERİNE BÜYÜTMEKTEDİR

Öte yandan CHP de, türbanın siyasal kuşatılmasında rol kapan ikinci siyasal odaktır. CHP yönetimi, toplumsal özgürlükleri genişletmek yerine, demokratik bütün reflekslerini yitirip, 12 Eylül darbe rejiminin ve ‘82 Anayasası‘nın ısrarlı savunuculuğuyla Türkiye‘nin demokrasi ve özgürlük güçlerini, darbe heveslilerinin peşine takmak istemektedir. Demokratik içeriği boşaltılan laiklik, CHP‘nin elinde bir tehdit sopasına ve siyasal korkuluğa dönüşmüştür. Kullanılan dil ve politika sorunu büyütmüştür.

Başı açık olanların örtünme konusunda baskı görmeleri olasılığına karşı mücadele doğru bir biçimde verilmelidir. Türkiye toplumu, demokratik yollarla bu sorunla başa çıkacak olgunluktadır.

CHP yönetimi, siyasetin dinden bağımsızlığının laikliğin en önemli unsuru olduğunu da unutmuş gözükmektedir. CHP lideri, Meclis çatısı altında din alimliği yapmakta, örtünmenin dindeki yerini tartışmaktadır. Sayın Baykal‘a sormak istiyoruz: Parlamentoda dini referanslarla bir tartışma sürdürmek laikliğe ne derece uygundur? Dini kurallar örtünmeyi zorunlu kılıyor ise ‘türbana evet‘ mi diyeceksiniz?

Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo yanlış politikaların bir sonucudur. Böyle bir yanlışta sorumluluğu almak, toplumdaki yeni çatışmaların ve gerilimlerin artmasında rol oynamak istemiyoruz. AKP-MHP ittifakının toplum üzerinde bir hegemonya oluşturmaya, güç gösterisi yapmaya yönelik tavrına da; CHP‘nin vesayetçi, demokrasi ve özgürlük karşıtı tutumuna da karşı çıkıyoruz. İki taraftan birini tercihe zorlanmayı reddediyoruz.

AKP-MHP ve CHP‘nin özgürlük ve demokrasiyi geliştirmekten uzak politik hatlarına karşı bir tutum; kendi politik hattımıza, özgürlüklere ve eşit koşullarda yüksek öğrenim görmek isteyen gençlere bir saygı ifadesi olarak konuyla ilgili Anayasa oylamasında ‘boş oy‘ kullanacağımı kamuoyuna duyururum.



UFUK URAS
ÖDP Genel Başkanı
İstanbul Milletvekili

06.02.2008

Tüm Basın Açıklamaları 

Bu Basın Açıklaması 06.02.2008 gününden itibaren 3759 defa okunmuştur.
Güncellenme Zamanı: 18.02.2008 13:30:38 

Son Bir Ayda En Çok Okunan Basın Açıklamaları

BAŞBAKAN'A AÇIK MEKTUP (1401)

EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNDE 14. YAŞIMIZDAYIZ (362)

TSK İÇ HİZMET YÖNETMELİĞİ VE EMESYA PROTOKOLÜ KALDIRILMALIDIR (246)

AVRUPA SOL PARTİSİ TEKEL İŞÇİLERİ İLE DAYANIŞMA MESAJI YAYINLADI (61)


ÖZGÜRLÜK ve DAYANIŞMA PARTİSİ GENEL MERKEZ
GMK Bulvari No: 87 / 18 Maltepe - Ankara
Tel: 0312 2317232 - 2313312 Fax: 0312 2320347